12. sınıf dil ve anlatım dersi 2. dönem 1. yazılı soru ve cevapl

                  2008- 2009 EĞİTİM – ÖĞRETİM YILI ÇAYELİ ANADOLU İHL

    12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ 2. DÖNEM 1. YAZILI

Beyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye düşünüyorum. Belki bir, geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. Ama bu uzayan yaz, kışın gelmeyeceğine alâmet değil. Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek...   Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım. Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu. Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık, kapının saatleri 12´yi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı, acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatlerde yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler âşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?

Önce yanımdaki kanepeye oturdular. Biri kadın, öteki erkekti. Erkek bana gülümsedi. Halim yok gülmeye; yoksa tatlı tatlı gülümsemesine karşılık verilmeyecek adam değildi. Bu selam yerine geçen gülümsemeye neden cevap vermedim? Sizi bekliyordum. Hâlâ sizi bekliyordum. Belki de, bugün, bu saatte buradan çıkmayacaktınız... Yoksa hasta mıydınız? ………

Dört beş saniye bir gecikmeden sonra ben de güldüm. Bunun üzerine adam yerinden kalktı, yanıma geldi:

- Bu caminin ismi ne?

Bir türlü bulamadım caminin ismini, dersem, inanır mısınız? Hâlâ sizinle beraberdim. Hayır, hasta filân değildiniz, çok şükür! Beni görmemek için arka yollardan gidişinizi görür gibi oldum. İçimi mütevekkil bir sıkıntı sardı. Kızamıyorum size... Dünyaya kızıyorum. En iyi arkadaşıma kızıyorum. Yok a... Bu, mayıstan başka her şeye benzeyen soğuk bin dokuz yüz kırk altı mayısına kızıyorum. Size kızamıyorum. Arka sokaklardan beni görmemek için kaçtı ise, beni düşünerek gitmiştir, diyorum. Hatırladım caminin ismini:

-Beyazıt camii, canım!
Kadın da yerinden kalktı. Adamın mühim bir sual sorduğunu, cevabının bütün karışık meseleleri halledeceğini bağıran pek mütecessis bir yüzle yanımıza geldi. Yanına oturdu adamın. Bu sefer o sordu:

- Ali Sofya hangisi? …….

 

1) Hikâye çeşitlerini yazarak yukarıdaki metinin hangi hikâye türünün özelliklerini taşıdığını kısaca açıklayınız.(10p)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2) Yukarıdaki metin hangi anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.  Bir cümleyle açıklayınız. (3p)

 

 

 

3) Metinde geçen altı çizili sözcüklerin türlerini yazınız. (10p)

Ne

demektir 

       belki    

temayülü        

değil 

      bir

görmeden

kurulmuş        

gıcırdadı                                   

yalnız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4) Tablodaki romanlarla ilgili istenen bilgileri kutucuklara yazınız.  (20p)

ROMANIN ADI

YAZARI

ÖNEMİ

Araba Sevdası

 

 

İntibah

 

 

Cezmi

 

 

Zehra

 

 

Eylül

 

 

Mai ve Siyah

 

 

Telemak

 

 

Karabibik

 

 

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

 

 

Muhadarat

 

 

5) Aşağıdaki cümlelerde bulunan anlatım bozukluklarının sebebini ve cümlelerin doğru şeklini yazınız.(10 p.) 

Cümleler

Nedeni

Mahkeme, uzun süredir kamuoyunun merakla beklediği duruşmaya yarın kaldığı yerden devam edilecek.

Doğru şekli:

 

 

Türkçedeki ilk antoloji ise Ömer bin Mezid’in yaklaşık elli şiiri kapsayan Mecmu’atü’n-Nezâir adlı eserdir.

Doğru şekli:

 

 

Bir  paranın sahte mi değil mi olduğunu nasıl anlarsınız?

Doğru şekli:

 

 

Sınava başlamadan önce ve sonra salon görevlisinin söylediklerini dikkatlice dinlemenizi tavsiye ederim.

Doğru şekli:

 

 

En küçük kardeşimin doktorluğu seçmesinde ne annemin ne de babamın bir yönlendirmesi olmadı.

Doğru şekli:

 

 

6) Aşağıdaki tabloya konu ve temalarına göre roman türlerini, yazarlarını ve eserlerin adlarını yazınız. (12p)

Konu ve temasına göre romanlar

Yazar Adı

Eser Adı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7) Aşağıdaki tabloya romanları akımları, yazarları ve eser adları olmak üzere yazınız. (12p)

Akımlarına göre romanlar

Yazar Adı

Eser Adı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8) Seslerimiz hep  o  minicik kutunun içinde sanırdım. O, evimizin içini hoş nağmelerle doldururdu.

                               I    II                                                 III

Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri,   aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir? (5p)

ı                            ıı                           ııı

A) İşaret sıfatı             Niteleme sıfat       İşaret zamiri

B)  İşaret sıfatı            Belgisiz sıfat         Kişi zamiri

C) İşaret zamiri           Niteleme sıfatı      Kişi zamiri

D) Kişi zamiri             Belgisiz sıfat         İşaret zamiri

E)  İşaret sıfatı            Sayı sıfatı              Kişi zamiri

 


9) Aşağıdaki hangisinde isim -fiille kurulmuş bir yan cümlecik, temel cümleciğin nesnesi görevindedir? (6p)

A) Öğretmenimizin şiir okuyuşunu çok beğeniyorum.

B) Onun şiir okuyuşundan sen de hoşlanırsın.

C) Güzel şiir okumak bir yetenek işidir.

D) Şiir okumaktan hoşlanmayanlar da olabilir.

E) Şiir okumanın da bazı kuralları vardır.

 

10) Aşağıdaki cümlelerde geçen fiillerden hangisi zaman anlamı taşımaz? (5p)

A) Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel olduğunu

B) Öyle bir aşka düştüm ki tarifi imkânsız

C) Bir kez bile olsa onu rüyamda görmeliyim

D) Biliyorum ki o benden çok uzak

E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden


11) Roman ile hikâye türünün benzerliklerini yazınız. (7p)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           2008- 2009 EĞİTİM – ÖĞRETİM YILI ÇAYELİ ANADOLU İHL 12. SINIF

          DİL VE ANLATIM DERSİ 2. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI CEVAPLARIDIR


Beyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye düşünüyorum. Belki bir, geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. Ama bu uzayan yaz, kışın gelmeyeceğine alâmet değil. Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek...   Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım. Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu. Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık, kapının saatleri 12´yi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı, acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatlerde yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler âşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?

Önce yanımdaki kanepeye oturdular. Biri kadın, öteki erkekti. Erkek bana gülümsedi. Halim yok gülmeye; yoksa tatlı tatlı gülümsemesine karşılık verilmeyecek adam değildi. Bu selam yerine geçen gülümsemeye neden cevap vermedim? Sizi bekliyordum. Hâlâ sizi bekliyordum. Belki de, bugün, bu saatte buradan çıkmayacaktınız... Yoksa hasta mıydınız? ………

Dört beş saniye bir gecikmeden sonra ben de güldüm. Bunun üzerine adam yerinden kalktı, yanıma geldi:

- Bu caminin ismi ne?

Bir türlü bulamadım caminin ismini, dersem, inanır mısınız? Hâlâ sizinle beraberdim. Hayır, hasta filân değildiniz, çok şükür! Beni görmemek için arka yollardan gidişinizi görür gibi oldum. İçimi mütevekkil bir sıkıntı sardı. Kızamıyorum size... Dünyaya kızıyorum. En iyi arkadaşıma kızıyorum. Yok a... Bu, mayıstan başka her şeye benzeyen soğuk bin dokuz yüz kırk altı mayısına kızıyorum. Size kızamıyorum. Arka sokaklardan beni görmemek için kaçtı ise, beni düşünerek gitmiştir, diyorum. Hatırladım caminin ismini:

-Beyazıt camii, canım!
Kadın da yerinden kalktı. Adamın mühim bir sual sorduğunu, cevabının bütün karışık meseleleri halledeceğini bağıran pek mütecessis bir yüzle yanımıza geldi. Yanına oturdu adamın. Bu sefer o sordu:

- Ali Sofya hangisi? …….

 

1) Hikâye çeşitlerini yazarak yukarıdaki metinin hangi hikâye türünün özelliklerini taşıdığını kısaca açıklayınız.(10p)

 

a) Halk hikayeleri        

b) Maupassant (olay / klasik) tarzı hikaye 

 c) Çehov tarzı hikaye(durum)

d) Ben merkezli hikaye

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !