PKK neden bu kadar rahat?

2010-06-19 13:43:00

Bugün gece saatlerinde acı haber yine geldi.Yine diyorum çünkü 2 ayda verdiğimizşehit sayısı 37 bugünkü şehitlerimizle beraber maaaaalesef 45 oldu.Bu ülkenin askeri komutanı genelkurmayı hiç mi bir şey yapmıyor bizim istrihbaratımız yok mu,biz de uçak yokmu,bizde tank tüfek yok mu kardeşim.Var tabikide hem de alası var her gün hükümet yeni silahlar yeni uçaklar yeni tanklar alıyor.Peki biz bu terörizmi neden bitiremiyoruz.Benim nacizane fikrimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 1-Ülkedeki komutanlar PKK dan daha ehlikeli neden mi?Çünkü bu adamlar ergenekon terör örgütünden içeri girmiş adamlar.ergeneko mu kim ergenekon PKK yı yöneten birim.Bu ülkenin 3. kolordu komutanı ETÖ den yaglanmış adam.3. kolordu komutanıda doğuyu takip eden adamlar.Herkes şehit verildiği zaman hükümete saldırıyor.Kahrolsun başbakn kahrolsun spor bakanı kahrolsun millieğitim bakanı ya bu bakanların güvenlikle ne işi var spor bakanının ne işi var milli eğitim bakanının ne işi güvenlikle.Vatanın güvenliğini sağlayanlar askerlerdir.Neden onları yuhlamıyoruz neden onlara kin püskürmüyoruz.Bizim askerlerimiz 2 ay eğitim görüyor sonra;sonrası Hakkari-Yüksekova ya 2 ay eğitm görmüş adam dan ne beklersin. 2-Genelkurmay başkanlığı siyasetin içine gire gire askerliği unuttu herhalde bizim askerimiz malum laiklik felan cart curtla uğraştığı için askerliği unuttu.Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhtıra veren biz laikliğin bekçisiyiz diyen genelkurmay bir türlü vatan bekçiliğini yapamadı buradan kocaman bir YAZIKLAR OLSUN DİYORUM.   3-Tabi bir diğer etken israil ve abd etkeni bunu bilmeyen yoktur herhalde. 4-Son sözüm demokratik açılımın sonuna kadar gidilmeli.Bunun öncüsüyüm.Devam ettirilmesini... Devamı

ABD bu silahı tartışıyor

2010-06-19 13:23:00

  ABD’nin internet haber ağı AOL News, ABD ordusunun Afganistan savaşında çok farklı bir silah denemeyi düşündüğünü ortaya çıkardı.   ABD’nin internet haber ağı AOL News, ABD ordusunun Afganistan savaşında çok farklı bir silah denemeyi düşündüğünü ortaya çıkardı. Active Denial System (Aktif Reddetme Sistemi) adındaki silah, kullandığı mikrodalga enerjisi ile insanların derisinde acısına katlanılması mümkün olmayan bir etki yapıyor. ABD Ohio eyaletindeki Wright Patterson Hava Üssü’ndeki araştırma laboratuarlarında görev yapan bir yetkili, Aktif Reddetme Sistemi’nin bir milimetre boyunda dalgalar göndererek derinin üst kısmını yaktığını ve neden olduğu dayanılmaz acıyla kurbanını hareket etmeye zorladığını belirtti. Ancak kaynak, silahın Afganistan’daki savaşta kullanıp kullanılmayacağı hakkında bilgi vermedi. ADS, insanların üzerine görünmeyen bir ışın demeti yolluyor. Bu ışın insanların derilerinde çok büyük bir yanmaya neden oluyor ve kaçmalarını sağlıyor. ABD Hava Kuvvetleri, silahın bu özelliğine “hoşçakal etkisi” diyor.Silahın bugüne kadar savaş alanlarında kullanılmadığı bilinirken, AOL News’e bir mektup gönderen Ölümcül Olmayan Silahlar Ortak Yönetimi (JNLWD) temsilcisi Kelley Hughes, “ADS’nin Afganistan’da konuşlandırılması için başlatılan sürecin devam ettiğini" belirtti. IRAK’TA KULLANILACAKTI ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, ADS’yi 2008 yılında Irak’ta kullanmayı planlıyordu. Ancak siyasi uzlaşmazlıklar sonucu plan rafa kaldırıldı. Silahın Afganistan’da kullanılmaya başlanması halinde Afgan ordusuna belli bir miktar verilip verilmeyeceği de tartışılan konular arasında. Pentagon sözcülerinden Albay... Devamı

Regaip Kandilinde Neler Yapılmalı

2010-06-17 11:30:00

Kelime olarak regâib, “çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan” mânâlarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaip Gecesi denilince: “Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılır. Bu gece Allah lütuflarını sağanak sağanak yağdırır. Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur. Diğer zamanlarda okunan her Kur'ân harfi için on sevap verilirse, Recep ayında yüzleri geçmekte, Regâib kandilinde ise daha da artmaktadır. Kaza ve nafile namazların sevabı ise diğer gecelere oranla kat kat fazladır. Regâib kandilinde yapılacak ibadetlerden birisi de duadır. Peygamberimiz (sas), bir hadîslerinde bu gecede yapılacak duaların Allah katından geri çevrilmeyeceğini bildirmişlerdir. Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var: 1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli. 2. Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli; O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli. 3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli. 4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyor... Devamı

Serdar Ortaç-Poşet

2010-06-15 21:26:00

Serdar Ortaç 2010   Ben ne sana taparım ne seni ararım ne trip atarım, Sen ne beni oyala ne omuz ovala işime bakarım, Ben o nazı çekemem günaha giremem kötü söz edemem, Aşk bu kızılötesi yaralı müzesi hareket edemem, Acılarım heveste güneş açar aheste bi kapalı kafesteyim, Topu topu bi deste ara sıra bi besle iki nota bi besteyim, Seni çöpe atacağım poşete yazık, Bi sigara yakacağım ateşe yazık, Aşk gidene acımakmı, Bu yükü taşımakmı, Yarayı kaşımakmı, Sor iyisi çıkacakmı, İçime akacakmı, Güneş açacakmı Devamı

İki Günde 3 Farklı İstanbul Manzarası

2010-06-15 10:59:00

  Bir yanda Cüppeli, diğer yanda Grup Yorum, öte yanda Eric Clapton... Kimi ’kültürel çatışma’ diyor, kimi Türkiye’nin zenginliği... İnönü Stadı, Abdi İpekçi Spor Salonu ve Kuruçeşme Arena. Bu üç mekan son iki günde onbinlerce kişiyi ağırladı. Bu üç mekanda toplananların ortak özelliği birbirleriyle ortak yanlarının minimum oluşuydu. İnönü Stadı’nda 50 bin kişilik sol grup, Grup Yorum’un şarkılarına 70’li yıllardaki gibi coşkuyla eşlik etti. Bir gün sonra Abdi İpekçi Salonu’nda toplanan yaklaşık 15 bin kişi ise Cüppeli Ahmet Hoca’nın vaazını dinledi. Kimi kadınlar hoca konuşurken çığlığı bastı. Aynı gecenin akşamı ise dünyada Batı kimliğinin safkan temsilcisi Eric Clapton’un Boğaz’da büyüleyici bir konseri vardı. Konsere, kimisi özel teknesiyle kimi şoförlü lüks otomobiliyle kimisi de elinde birası ve sevgilisiyle geldi. 7 bin kişi de coşkuyla bu konseri izledi. İki gün içinde çekilen üç fotoğraf eksen tartışmalarının yaşandığı Türkiye’de eksen sayısının ne kadar çok olduğunu gösterdi. Uzmanlar İstanbul’da son iki günde yaşanan bu görüntüleri değerlendirdi: ‘Postmodern kültürün resmidir’ Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ali Yaşar Sarıbay: “Bu üç farklı olay, postmodern kültürün tam resmi ve fotoğrafıdır.Olmayacak şeyleri bir bulamaç gibi bir araya getirme durumudur.   Türkiye’nin değil dünyanın durumu da böyle. Mantar gibi türeyen kimlikler görüyoruz.   Git gide insanların köklü değerlere tutulması hali kayboldu. İnsanlar için görünmek ve sayesinde var olm... Devamı

Yeni bir dünya kuruluyor... Türkiye'nin 'öncülüğü"yle...

2010-06-14 17:37:00

Türkiye gibi son iki bin yıllık dünya tarihinin yapılmasında kilit rol oynayan bir dünya aktörü'nün yaklaşık iki yüzyıllık bir yalpalamadan sonra yeniden dünya tarihinin yapılmasında kilit rol oynayacak merkezî ülkelerden biri hâline gelmesi kaçınılmazdı... Bugün Türkiye'nin, hızla değişen dünya dengelerini şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu anlamakta zorlanan ve anlamak istemeyen iki tür entelijansiya var ülkemizde: 100-150 yıl öncesine kadar bizimle birlikte dünya tarihini şekillendiren İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya gibi ülkelerde benzerine rastlanmayacak türden bir entelijansiya bu... Neden yalnızca bizde var böylesine metamorfoz yemiş bir entelijansıya? Nedeni şu: Medeniyet kurucu ve tarih-yapıcı bir dünya aktörü olarak Türkiye'nin büyük bir medeniyet krizinin eşiğine sürüklenmesi... ve eksenini, iddialarını, rüyalarını, rotasını, dolayısıyla tarihsel derinliğini, medeniyet perspektifini ve entelektüel ufkunu yitirmesi... Sonuçta, dünyanın sömürgeleştirilemeyen tek ülkesini, kendi kendini sömürgeleştirme aymazlığına soyunan yine dünyanın tek ülkesine dönüştürmesi... Bu entelijansiya, Batı uygarlığını da, İslâm medeniyetini de, dünya tarihi içinde oynadığımız medeniyet kurucu, önaçıcı, öncülük yapıcı rolleri de bilemeyecek kadar özgüven kaybına uğrayan; derinlemesine tanıyamadığı, yalnızca nominal bir zihinle platonik bir aşk yaşamaya başladığı Batı uygarlığının posası çıkmış ürünlerine, görüntülerine, dış görünümüne, kabuğuna tuhaf bir aşağılık, eziklik kompleksiyle hayranlık duymaktan başkan bir şey yapamayan zihinsizleştirilmiş zihin hastalığıyla malul bir entelijansiyadır... O yüz... Devamı

Allah'tan korkmayıp kendi gölgesinden korkanlar

2010-06-14 17:36:00

Açık denizde vatandaşlarımızı katleden İsrail'den hesap soran, Filistin'e asla sırtını dönmeyeceğini ilan eden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'a yaptırıma "hayır" diyen, Bilad-ı Şam (Suriye, Ürdün, Lübnan) ile BENELUX benzeri bir birliğin temelini atan, kısacası titreyip kendine dönen ve emperyalistlerin sünepe uşağı olmaktan çıkan Türkiye, emperyalistlerden evvel ve onlardan ziyade Türkiye'deki yerli işbirlikçilerinin kâbusu oldu. İsrailliler bile onlar kadar saldırmıyor Mavi Marmara'yı sahiplenen hükümete. Avrupa Birliği bile Mavi Marmara ve dolayısıyla Türkiye'nin izinden giderek Gazze ablukasının kalkmasını savunurken onlar "Bize ne Gazze'den" demeye devam ediyorlar. Türkiye'nin BM'de İran'dan yana tavır koymasına ABD Hükümeti bile onlar kadar tepki göstermedi. Ve birçok Batılı gözlemci bile Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkinliğini makul karşılarken onlar "komşularla sıfır sorun, azami işbirliği, tam entegrasyon" siyasetini Batılı efendileri adına yerden yere vuruyorlar. Düne kadar hükümeti ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'ne hizmet etmekle suçlayanlardan bile "Emperyalistlerin Türkiye için çizdiği yoldan saparsanız başımız derde girer, sakın ha!" mealinde itirazlar yükselmeye başladı. HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN Devamı

GOOGLE+İSRAİL= KOMPLOSU

2010-06-14 17:32:00

Youtube'u satın alan arama motoru Google, yasaklı video sitesini kendi üzerinden vermeye başladı. Amacı Türkiye'yi "yasakçı" diye damgalatmaktı. Bunların zamanlaması ise ayrı bir tartışma konusu.   Bilişim Teknolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Hasan Tezgel, Google ile son dönemde Türkiye arasında yaşanan sıkıntıları ve bunun perde arkasını Haber 7 için değerlendirdi. İşte o yazı: Google bize ne dedi?  Son günlerde sıcak gelişmeler oluyor. Bu yazımda sizlere bunun sizlerin anlayacağı şekilde teknik detayı sunacağım. Mavi Marmara gemimize yapılan İsrail saldırı sonrası internet mecrasında yaşadığımız sıkıntılar oluşturuldu. Bu problemlerin perde arkasında dünyaca ünlü arama motoru Google var. Youtube.com’u satın alıp artık web-medyada da kendi yerini perçinleyen Google, özel bir şirket olmasına rağmen devletler üstü bir şirket olma yolunda ilerlemektedir. Bu gelişmeler endişe vericidir. Ulaştırma Bakanımız Binali YILDIRIM'ın yaptığı açıklamaya göre Türkiye' den giden telefonlara bile bakmaya tenezzül etmiyorlar.  Youtube en son 05 Mayıs 2008 tarihinde verilen mahkeme kararı ile Telekomunikasyon İletişim Başkanlığı'nca kapatıldı. Bu işlem TİB tarafından Layer 7 dediğimiz katmanda engellenmesi gereken Youtube.com adresi daha kolay ve daha az yatırımla yapılan Layer 2 seviyesinde basit bir yöntemle You Tube’un IP’leri bloke edildi.  TİB’İN YAPTIĞI YANLIŞ NEYDİ? Şimdi aklınıza şu soru gelebilir. “Neden bu şekilde yapıldı?”. Mantıklı olan Youtube.com’un internet tarayıcımızın adres satırına yazdığımız web adresinin bloklanması varken neden IP bloğu bokelendi?  Firewall tarafından software tabalı olarak  blokelenmesi gereken web adresi  routerler tarafından IP bazında bloke konuldu. ... Devamı

BİR MAVİ MARAMARA DA İRAN'DAN KALKTI

2010-06-14 17:30:00

İsrail'le yaşanan gemi krizinin izleri silinmeden, bu sefer de İran, Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan iki gemi gönderdi. İran Devrim Muhafızları'nın da bulunduğu iddia edildiği gemilerin Gazze'ye varışı ise...   İran devlet radyosunun haberine göre, Gazze Şeridi'ne yiyecek, oyuncak ve inşaat malzemesi taşıyan ilk İran gemisi dün yola çıktı. Geminin hafta sonunda Gazze açıklarına varması bekleniyor. "Filistin Ulusunun Müdafaası İçin Birlik" isimli İranlı sivil toplum kuruluşu yetkilileri, Gazze'ye İsrail tarafından uygulanan abluka kalkana kadar İran gemi yardımına devam edecek" diye konuştu. İranlı üst düzey yetkililer, dini lider Ayetullah Hamaney'in emir vermesi halinde Devrim Muhafızları'nın gemilerde yer almaya ve gemilere eşlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı. İsrail'in yardım filosuna 31 Mayıs'ta düzenlediği operasyonda Mavi Marmara gemisinde bulunan 9 Türk hayatını kaybetmiş, kanlı baskın başta İslam ülkeleri olmak üzere dünyada büyük tepki ve öfkeye neden oldu. Bu olayın ardından İran Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, yaklaşık 100 bin İranlı'nın Gazze'ye gidecek gemilerde yer almak için başvurduğu ifade edildi. İran Devrim Muhafızları'nın gemide olduğu iddiasına karşılık, adını vermek istemeyen İranlı bir üst düzey yetkili, AFP'ye yaptığı açıklamada gemide Devrim Muhafızları'nın olmadığını söyledi. Geçen hafta bir İranlı yetkili, Devrim Muhafızları'nın İranlı lider Ayetullah Ali Hameney'in emirlerini beklediğini, eğer Hameney emrederse, Muhafızlar'ın yardım gemilerine eskortluk etmek için hazır olduğunu açıklamıştı. ... Devamı

İSRAİL'İN YENİ PROPAGANDASI "EKSEN KAYMASI"

2010-06-14 17:28:00

SETA Siyaset Araştırmaları Koordinatörü Hatem Ete, Türkiye ile İsrail arasında yaşananlardan CHP'deki değişime, anayasa değişiklikleri sürecinden terör sorununa kadar birçok alanda kapalı kapılar ardında konuşulan, ancak seslendirilmeyen pek çok gerçeği deşifre etti.     Seda Şimşek'in röportajı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), son zamanlarda yaptığı araştırmalarla ve faaliyetler ile Türkiye'nin öne çıkan "think tank" kuruluşlarından. Artık ABD'de de Türkiye ile ilgili söz söyleyen bir kuruluş. SETA Siyaset Araştırmaları Koordinatörü Hatem Ete, Türkiye ile İsrail arasında yaşananlardan CHP'deki değişime, anayasa değişiklikleri sürecinden terör sorununa kadar birçok alanda kapalı kapılar ardında konuşulan, ancak seslendirilmeyen pek çok gerçeği deşifre etti.  ** Siyasette değişim rüzgârları esiyor, bu rüzgârları nasıl değerlendiriyorsunuz? CHP'deki değişimin gerçekleşme şekli, hem CHP'nin hem de Türk siyasetinin geleceği açısından soru işareti barındırıyor. Dönüşüm beklentisi, doğal bir yolla karşılanmadı. Bir gece yarısı operasyonla gerçekleşti. Ancak, toplumun CHP'nin değişmesine yönelik beklentisi ustalıkla köpürtülerek, şimdilik genel başkanlık değişiminin gerçekleşme biçimi unutturulmuş görünüyor.  ** Kılıçdaroğlu CHP'yi tabanın reaksiyonunu almadan genişletebilir mi? Kılılçdaroğlu'nu önümüzdeki dönemde en fazla zorlayacak soru bu. Kılıçdaroğlu 90'lardan bu yana rejim muhafızlığına, laiklik kaygılarına indirgenmiş bir söylemi bırakıp demokratikleşmenin önünü açan, Türkiye'nin siyasal sorunlarıyla uğraşan, Kürt meselesind... Devamı